Kayıtlar Yorumlar

Hanımın Çiftliği 8. Bölüm İzle

Hanımın Çiftliği Dizisi 8. Bölüm (6 Kasım 2009) Tamamını Online İzle ...

Hanımın Çiftliği 10. Bölüm İzle Seyret

Hanımın Çiftliği Dizisi 10. Bölüm (20 Kasım 2009, Cuma) Tamamını Online ve tek parça halinde full izleyebilirsiniz...

Hanımın Çiftliği 9. Bölüm İzle

Hanımın Çiftliği Dizisi 9. Bölüm (13 Kasım 2009) Tamamını Online ve tek parça halinde full izleyebilirsiniz...

Hanımın Çiftliği'nin Bilinmeyenleri

Dizinin çekiminde kullanılan konak kaç günde inşa edildi? Dizi için kaç tane kostüm diktirildi? Dizide o döneme ait kaç tane araba kullanılacak? Hepsi burada. Mutlaka bir göz atın...
caner cindoruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
caner cindoruk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Caner Cindoruk

19 Eylül 2009 Cumartesi


1980 yılında, Adana'da doğdu. İki kardeşi de oyuncu olan ve babası öykü kitapları yazan Cindoruk, ailesinin de etkisiyle tiyatroya yöneldi. Çukurova Üniversitesi Konservatuarı'nda Tiyatro bölümünü bitirdi. Üniversitede okuduğu yıllarda, okulun tiyatro topluluğunda oyuncu, yönetici ve yönetmen görevlerinde bulundu.

1997 yılında Adana Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğu ile beraber ilk profesyonel tiyatro oyununa çıktı. 10 yıl boyunca Seyhan Belediye ve Adana Şehir Tiyatro'larında oyuncu olarak görev aldı.
2006 yılında, Benelminel filmi ile birlikte sinema kariyerine başladı; bu filmde Özgü Namal ile ilk defa çalışma şansını elde etti. 2008 yılında ise Kelebek filminde rol aldı.

2007 yılında, Kara Güneş adlı diziyle birlikte televizyon dizilerinde görülmeye başlayan Cindoruk, 2008 yılında Geç Gelen Bahar ve Yaprak Dökümü dizilerinde rol aldı. Yaprak Dökümü'nde canlandırdığı Doktor Nazmi karakteri büyük ilgi gördü.





Caner Cindoruk Röportajı




 "Kelebek" adlı sinema filminin başrol oyuncusu ve "Yaprak Dökümü" adlı dizi filminde Doktor karakterinde gördüğümüz yakışıklı aktör ile söyleşimiz...







Caner Cindoruk Kimdir ?

Caner Cindoruk; 1980 Adana’da doğdum büyüdüm..öykü yazarı bir babam , ev hanımı annem ve yine oyunculuğu seçmiş 2 kardeşim var.. toroslardan bu tarafa(İstanbul’a) bir yıl önce geldim..bir ay öncede ailem taşındı..


Caner Cindoruk “Kelebek” adlı sinema projesiyle nasıl tanıştı?

…daha önce çalıştığım reji grubundan arkadaşların tavsiyesi üzerine kasttan sorumlu serhat bey ve yapımcımız Mahmut beyle tanıştım..hemen sora da kelebek’le..



Caner Cindoruk oyunculuğa nasıl başlamıştır?

Amcamın tiyatro oyuncusu olması çocukluğumun kulislerde geçmesine sebep oldu..buda büyük bi aşka dönüştü..Adana Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğunda 1997 yılında kadroya dahil oldum ve 10 yıl boyunca tiyatro yaptım..


Çekimleri Ş.Urfa’da devam eden “Kelebek” filmindeki karakterinizden bize biraz bahseder misiniz?

Baba yadigarı atölyesinde cam biblolar yapan bi zanaatkar yusuf..hayatımızda bize yön veren,kırılma noktalarımızda gerek söylemleriyle gerek hayat felsefeleriyle hayatımızı etkileyen gizli öğretmenlerimiz olmuştur..işte filmin anlatıldığı süreçte yusuf'un öğrencilikten öğretmenliğe geçişi ve çektiği acıları anlatıyor film..

“Kelebek” filminde seyircinin ilgisini çekecek faktörler ne olacaktır sizce?

11 Eylül saldırıları,öncesi,sonrası,afganistan,amerika ve insanımızın bakış açısının bu kadar net anlatılmadığını düşünüyorum...

 
Tiyatro çalışmalarınız halen devam ediyor mu?

Şehir Tiyatrosundan alaylı olarak yatıştım..Ç.Ü tiyatro topluluğunda oyunculuk ,başkanlık ve rejisörlük yaptım..bir yıldır tiyatro yapmadım,fakat birkaç yıl içinde yeniden sahneye adım atacağım..çok özledim..

Sizin yeriniz Sinema – Tv mi ? Yoksa Sahne mi?

Sinema tiyatrodan sonra gelir hayatımda..bir yıldır bu sektördeyim..tv diilde sinemayı çok sevdiğimi ve üstüne üstüne gideceğimi biliyorum..ama sahne başka bişey..


Ş.Urfa’yı nasıl buldunuz? Urfa’yı sanat açısından değerlendirirseniz ne söylemek istersiniz?

Urfa daha öncede gördüğüm tarihi bir misyona sahip enteresan bi şehir..Aydın insanlarının olduğunu tanıştığım insanlar sayesinde daha da iyi biliyorum..ama daha çok özveri ,dağılım ve cesaret gerekli bence.. Sanata bakışı toprakları kadar kurak diil bunu biliyorum..

Kamera karşısında ki oyunculukla Tiyatro oyunculuğunu karşılaştırırsak ne gibi farklar görürüz?

Kamerada, rejisörün karesinde görüldüğü ve istenildiği kadardır oyunculuğun,3 defa 10 defa oynarsın,sadece yüzünle, elinle,ayağınla oynarsın.Yönetmen neyi görmek isterse.kes kopyala yapıştır hesabı..ama sahneye çıktığında artık o sundur..belki bir saat belki 2 saat..tabii ki zorlu bir prova süreci gerektirir..ve karsında onlarca yüzlerce göz kaçınılmaz bir gerçektir artık..



Sayın Caner Cindoruk röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür eder ve son olarak sitemiz olan Urfasanat.com hakkında ne söylemek istersiniz? Bu arada sitemizin amacı Urfa’daki sanat ve kültürel faaliyetleri sanal ortam ayrıcalığı ile Türkiye’ye aktarmak… Önerileriniz var mı?

ben teşekkür ederim..bu kadar kirliliğin arasında özveriniz ve mücadeleniz için..






Oynadığı Diziler;Yaprak Dökümü, Geç Gelen Bahar, Kara Güneş.
Oynadığı Filmler; Kelebek, Beynelminel.
Oynadığı Tiyatro Oyunları; Fehim Paşa Konağı, Yalancı Aranıyor, Kaktüs Kumpanya, Soyut Padişah, Komşu Köyün Delisi, Yeşil Papağan Limited, Ada, Hayvan Çiftliği, Suçlular Çağı Suçsuzlar Çağı, Kuğular Şarkı Söylemez, Uçurtmanın Kuyruğu.
Yönettiği Tiyatro Oyunları; Ada, Hayvan Çiftliği, Suçlular Çağı Suçsuzlar Çağı, Kuğular Şarkı Söylemez.


Caner Cindoruk Resimleri









4 Eylül 2009 tarihinde yayınlanmaya başlanacak olan Hanımın Çiftliği dizisi oyuncularıyla yapılan bir röportaj. Dizi oyuncuları dizi hakkında görüş ve düşüncelerini aktarmışlar.










İşte o Röportaj:


Nasıl gidiyor çekimler?

- Mehmet Aslantuğ: İyi gidiyor. Tek derdimiz sıcak ve rutubet. Malum, Çukurova...
- Caner Cindoruk: Dizi ortamından çok sinema filmi ortamında gibiyiz, bu yüzden süper gidiyor.
- Özgü Namal: Tatlı zorlukları var tabii ama bence de gayet iyi gidiyor.

1950’lerde olmak nasıl bir duygu?

- Ö.N: Gerçekten rüya gibi... O yıllarda yaşamayı isterdim.
- M.A: Otomobiller, kostümler, saçları o dönemin modasına göre yapılmış kızlar falan sahiden götürüyor bizleri o döneme...
- C.C: Bir de Adana çok fazla değişen bir şehir değil. Burada hâlâ 50’lerdeki insani değerleri bulabilirsiniz mesela...

Biraz karakterlerinizden bahseder misiniz?

- M.A: Birkaç Muzaffer var diyebiliriz aslında. Bir yanı, geniş maddi olanaklarla büyümüş, feodal yapı içinde kendi sınıfının özel temsilcisi Muzaffer Ağa... Mesafeli, dokunulamaz, sert... Bir diğer Muzaffer, eğitimli, görgülü, siyasi duruşunda bir derinlik taşıyan, esprili bir sohbet erbabı... Üçüncüsü, uzun süren yolculukları kaçış gibi gören ve o yolculuklarda temsil etmek zorunda olduğu birçok şeyden kaçmayı deneyen, kadınlarla kısa süreli ilişkileri seven maceraperest Muzaffer... Ve son olarak saklanmış bir tutkunun adamı!
- C.C: ışçiyim ben. Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında yağcıyım. Kavuşamadığım, birleşemediğim bir aşk var.
- Ö.N: Güllü 19 yaşında, çırçır fabrikasında çalışan, asi, emeğine sahip çıkan, kadının mal gibi alınıp satıldığı bir dönemde gerçekten çok aşık olduğu Kemal’e varmak için her şeyi göze alan bir kız.

BİZ BU PROJEYE VE EKİBE İNANDIK

Karakterlerinize hazırlanmak için ne gibi çalışmalar yaptınız?

- M.A: Çok özel bir şey yapmadım.
- C.C: Bana çok uzak bir coğrafya değil burası. Adanalı’yım. Bir de benim dedem eskiden çırçır fabrikasında yağcılık yapıyormuş. Böyle bir tesadüf söz konusu. Ben dedemin, amcalarımın fotoğraflarından, mahallemizdeki büyüklerin arşivlerinden yararlandım. Her ne kadar Adanalı olsam da döneme ait duruştan konuşma tarzına kadar her şeyi çalıştım.
- Ö.N: Öncelikle tabii ki bütün oyuncu arkadaşlarla Orhan Kemal’in “Vukuat Var”, “Hanımın Çiftliği” ve “Kaçak” romanlarını okuyup inceledik. Daha sonra karakterle ilgili olarak önce yönetmenimiz Faruk Teber’le sonra da senaristimiz Zülküf Yücel’le çalışmalar yaptık. Ardından da kostüm ve saç denemeleriyle karakterleri oluşturmaya başladık.

İstanbul’dan, ailelerinizden uzak kalmak zor olmuyor mu sizler için?

- M.A: Alışkınız... Bu, yaklaşık beş yıl aradan sonra başladığım ilk televizyon çalışması. ıstanbul’da, evime yakın, daha hızlı çekilebilecek işler yerine, bu inanılmaz nem ve sıcakta çalışıyor olmanın tek nedeni var: ınanmak! Daha iyi bir işe, daha iyi bir iş çıkarmak için emek verenlere inanmak... Gönül veren, riske giren, ter döken herkesin emeğine, yüreğine sağlık...
- C.C: Ben Adana’da doğup büyüdüm, tiyatroya burada başladım, ama iki yıl önce dört arkadaş ıstanbul’a gittik. Üçümüz şans eseri bu dizide yer aldık. Ağanın yeğenini “Zaloğlu”nu oynayan Necip Memilli, 12 yıllık arkadaşım. Burada birlikteyiz, o yüzden bana şehir dışında çalışıyormuşum gibi gelmiyor.

İSTANBUL DİZİLERDEN ÇOK YORULDU ARTIK

Bu dönem, İstanbul dışında yapılan çekimler çok popüler...

- M.A: ıstanbul yoruldu. Mekan olarak da, ıstanbullu olarak da...

Çırçır fabrikası çekimleri zor muydu?

- C.C: Bunun için ayrı bir bina inşa edildi. Dönemin makineleri bulundu. ıçeriye girdiğiniz zaman pamuklar uçuşuyor, boynunuza kadar yapışıyor. ıki günde zor temizledik. Zaten babam uyardı, “Dikkat et, deden ince hastalığa yakalandı. Çok nefes alma” dedi. Çekim aralarında bol su ve ayran içtik.

Eğer geçmişte yaşamak isteseydiniz, bu hangi dönem olurdu?

- C.C: Ben 70’lerde yaşamak isterdim.
- Ö.N: Ben de 70’li yıllarda yaşamak isterdim.

KİBİR KİMSEYİ BİR YERE TAŞIMAZ

Bu dizide sizi en çok heyecanlandıran şey ne oldu?

- C.C: Bir kere çok doğru bir cast seçimi yapılmış. En büyük rolden en küçüğüne kadar herkes özenle seçilmiş.
- Ö.N: Romandan müthiş bir şekilde uyarlanmış olması... 13 bölümün hazır olması... Diyalogların ve hikâyenin doğallığı... Uzun zamandan beri hiçbir senaryo beni bu kadar heyecanlandırmamıştı.
- M.A: Ben bir şey eklemek istiyorum... Sinemaya ya da televizyona yeniden uyarlanan çalışmaları kıyaslarken, ucuz polemiklerden uzak durmak, seviyeli ve saygılı olmayı bilmek gerek. Kibir kimseyi bir yere taşımaz, taşıdığı sanılan yerde de tutmaz!


Servat YILMAZ
Kaynak: Hürriyet

Hanımın Çiftliği - 1990

Hanımın Çiftliği - 1990

Hanımın Çiftliği Tüm Bölümleri

Hanımın Çiftliği Tüm Bölümleri
Hanımın Çiftliği Son Bölümü